Mideniz mi Aç ,Yoksa Ruhunuz mu ?
Mideniz mi Aç, Ruhunuz mu? Duygusal Yeme ile Başa Çıkma Rehberi
Kilo kontrolü yolculuğunda başarılı olmanın en kritik anahtarı, tabağınızdakileri saymak değil, vücudunuzun size gönderdiği sinyalleri doğru okumaktır. Pek çok kişi gün içinde yaşadığı yeme ataklarını "iradesizlik" olarak tanımlasa da, aslında çoğu zaman yaşanan durum biyolojik bir ihtiyaç ile psikolojik bir dürtünün birbirine karışmasıdır. Bir diyetisyen olarak vizyonum, size bu iki karmaşık sinyali birbirinden nasıl ayıracağınızı ve o kriz anlarında beyninizi nasıl yöneteceğinizi öğretmektir.
⚖️ Gerçek Açlık mı, Duygusal Açlık mı?
Gerçek açlık midenizde, duygusal açlık ise zihninizde başlar. Gerçek açlık biyolojik bir yakıt talebidir; yavaş yavaş gelişir, kan şekeriniz düştükçe odaklanmanız bozulur ve midede fiziksel bir kazınma hissedersiniz. Bu durumda vücudunuz herhangi bir sağlıklı yakıta (bir elma veya bir avuç badem gibi) razıdır.
Duygusal açlık ise genellikle bir tetikleyici sonrası (öfke, can sıkıntısı, yalnızlık veya yoğun stres) aniden gelir. Belirli bir gıdaya, genellikle şekerli veya yağlı bir "konfor yiyeceğine" karşı şiddetli bir aşerme yaratır. Bu anlarda kendinize şu uzman testini uygulayın: Bir bardak su için ve 15 dakika bekleyin. Eğer açlık hissi hala oradaysa ve fiziksel belirtiler devam ediyorsa bu gerçektir. Ancak sadece "olsa da yesem" diyorsanız, o an bir duygunuzu sindirmeye çalışıyor olabilirsiniz.
🚨 Kriz Anında Beyni Yönetmek: Limbik Sistem vs. Prefrontal Korteks
Yeme krizi geldiğinde beyninizin ilkel kısmı olan limbik sistem kontrolü ele alır. Bu bölge sadece "anlık haz" ile ilgilenir ve mantıklı düşünmeyi devre dışı bırakır. Onu durdurmanın tek yolu, mantıklı düşünmeyi ve öz kontrolü sağlayan ön lobu, yani prefrontal korteksi uyandırmaktır.
Bunu yapmanın en etkili yolu, durumu "etiketlemek" ve sesli konuşmaktır. Yiyeceğe uzanmadan hemen önce durun ve kendinize sesli olarak şunu söyleyin: "Şu an üzgün/sıkılmış olduğum için bu çikolatayı yemek üzereyim." Bu basit cümle, beyninizi otomatik pilottan çıkarır ve mantık merkezinizi devreye sokar. Ardından "5-4-3-2-1 kuralını" uygulayın; 5 saniye boyunca sadece nefesinize odaklanın. Bu küçük mola, beyninizdeki o ilkel dürtünün gücünü %50 oranında azaltmaya yeterlidir.
Sonuç Olarak;
Beslenme sadece mideyi doyurmak değil, zihni de doğru yönetmektir. Livafit vizyonuyla biz, yeme eylemini bir savunma mekanizması olmaktan çıkarıp, vücudunuza verdiğiniz bir değer haline getirmeyi amaçlıyoruz. Bir sonraki açlık sinyalinde durun, nefes alın ve beyninizin CEO'su olan prefrontal korteksin kontrolü ele almasına izin verin. Kontrol sizin elinizde olduğunda, tartıdaki rakamlar sadece birer detay haline gelecektir.
✏️ Diyetisyen Zehra Göktaş Asrak
2 Yorumlar