Etiket Okuma Sanatı ve Gizli Tuz Tuzakları
Etiket Okuma Sanatı ve Gizli Tuz Tuzakları: 5 Saniyede Gerçeği Görün
Market alışverişlerimizde çoğumuz bir ürünün sağlıklı olup olmadığına karar verirken paketin ön yüzündeki parıltılı görsellere, "yüksek lifli", "doğal" veya "şekersiz" gibi iddialı sloganlara odaklanırız. Ancak bir diyetisyen olarak danışanlarıma her zaman söylediğim bir gerçek vardır: Etiketin ön yüzü reklam, arka yüzü ise gerçektir. Vücudunuza neyi kabul ettiğinizi anlamak için o paketi ters çevirmeyi bir alışkanlık haline getirmelisiniz. İşte 5 saniye içinde bir ürünün gerçek kimliğini deşifre etmenizi ve ödem tuzaklarından kurtulmanızı sağlayacak uzman ipuçları:
📜 İlk Üç Madde Kuralı: Gıdanın Kimliği İlk Satırlarda Saklıdır
Gıda mevzuatı gereği, içindekiler listesi üründe en çok bulunan maddeden en az bulunana doğru sıralanır. Bu bilgi, bir tüketicinin sahip olduğu en güçlü silahtır. Eğer incelediğiniz ürünün içindekiler listesinin ilk üç sırasında şeker, nişasta, palm yağı, kanola yağı veya mısır şurubu gibi maddeler görüyorsanız, o ürün besleyici bir gıda değil, yüksek ihtimalle "çöp gıda" kategorisindedir. Gerçekten sağlıklı bir gıdanın ilk sıralarında un yerine tam tahıl, şeker yerine gıdanın kendi özü bulunmalıdır.
🧮 Porsiyon Tuzağı: Matematik Oyunlarına Gelmeyin
Pek çok üretici, kalori ve yağ değerlerini düşük göstererek tüketiciyi yanıltmak için "100 gram" üzerinden değer verir. Ancak ambalajın tamamı genellikle 140, 160 hatta 200 gram olabilir. Paketin tamamını tükettiğinizde, aslında etikette okuduğunuz kalori miktarının çok daha fazlasını vücudunuza almış olursunuz. Bir diyetisyen olarak uyarım; değerlere bakarken mutlaka paketin net ağırlığını kontrol edin ve matematik oyunlarının iştahınızı yönetmesine izin vermeyin.
🎭 Şekerin Maskeli Balosu: 60 Farklı İsimle Saklanıyorlar
Üreticiler, "şeker" kelimesinin yarattığı olumsuz algıdan kaçmak için bu maddeyi onlarca farklı isimle gizlerler. "Şeker ilavesiz" yazan bir ürünün içinde bile kan şekerinizi hızla yükseltecek sinsi isimler bulunabilir. Etiketlerde gördüğünüz Maltodekstrin, Dekstroz, Glikoz-Fruktoz Şurubu, Agave, Melas, Malt Şurubu veya Elma Suyu Konsantresi aslında birer şeker türevidir. Bu isimleri gördüğünüzde, vücudunuzun bunu "sofra şekeri" ile aynı şekilde algıladığını ve insülin direncinizi tetiklediğini unutmayın.
🧂 Sodyum Dengesi: Ödemin Arkasındaki Gizli Tuzlar
Ödem sadece çok su içmemekle ilgili değildir; sodyum ve potasyum arasındaki dengeyle ilgilidir. Sodyum su tutar, potasyum ise suyu atar. Paketli gıdaların neredeyse tamamında raf ömrünü uzatmak için yüksek oranda gizli sodyum (tuz) kullanılır. Eğer sürekli şiş hissediyorsanız, muhtemelen sofra tuzu (rafine sodyum) tüketiminiz yüksek, sebze (potasyum) tüketiminiz düşüktür.
Üstelik rafine tuzlara eklenen E536 (Potasyum Ferrosiyanür) gibi topaklanma önleyiciler bağırsaklarınızı yorabilir. Çözüm: Rafine tuzu hayatınızdan çıkarın, mineralli kaya tuzu kullanın ve tabağınızdaki yeşillik oranını artırarak vücudunuzun doğal "su tahliye" sistemini çalıştırın.
🧪 Raf Ömrü mü, Sizin Ömrünüz mü? Emülgatörler ve Koruyucular
Bir ürünün raf ömrü ne kadar uzunsa, o ürünün doğallıktan o kadar uzaklaştığından şüphe edebilirsiniz. Özellikle E471 (Mono ve digliseritler) gibi emülgatörler ve E202 (Potasyum Sorbat) gibi koruyucular, bağırsak bariyerinize ve mikrobiyotanıza zarar verebilir. Modern araştırmalar, bu katkı maddelerinin bağırsak geçirgenliğini artırarak vücutta kronik inflamasyona (iltihaba) zemin hazırladığını göstermektedir. Livafit vizyonuyla biz diyoruz ki; içeriğini okuyamadığınız ve doğada karşılığı olmayan kimyasal kodların vücudunuza girmesine izin vermeyin.
Sonuç Olarak;
Doğru beslenme, tabağınızdakileri tartmakla değil, satın aldıklarınızı sorgulamakla başlar. Market rafları birer savaş alanıysa, etiket okuma beceriniz sizin en güçlü kalkanınızdır. Bir dahaki sefere o paketi elinize aldığınızda reklamcıların renkli vaatlerine değil, üreticinin itiraflarına (içindekiler listesine) kulak verin.
✏️ Diyetisyen Zehra Göktaş Asrak
2 Yorumlar